
Bir milletin bağımsızlığı yalnızca sınırlarıyla değil, o sınırlar uğruna bedel ödemeyi göze alan evlatlarının cesaretiyle korunur. Bu topraklarda bugün özgürce yaşayabiliyorsak, bunda şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlığının payı büyüktür.
19 Eylül Gaziler Günü de bu fedakârlığı bir kez daha hatırladığımız anlamlı günlerden biridir.
Haymana için ise “gazi” kelimesinin anlamı çok daha derindir. Çünkü üzerinde yaşadığımız bu topraklar, bundan 105 yıl önce Türk milletinin kaderini belirleyen Sakarya Meydan Muharebesi’nin en çetin mücadelelerine sahne oldu. Mangaldağı’nda, Türbetepe’de, Çaldağı’nda ve ilçemizin dört bir yanında vatan uğruna can verenler de yaralanıp mücadeleden sağ dönenler de aynı büyük destanın kahramanlarıydı.
Gazilik, yalnızca savaş meydanından taşınan bir unvan değildir. Vatan uğruna ortaya konulan cesaretin, fedakârlığın ve gerektiğinde candan vazgeçebilmenin bir nişanesidir. Bu nedenle gazilerimize duyduğumuz minnet, yalnızca 19 Eylül’de düzenlenen törenlerle sınırlı kalmamalıdır.
Onların hatıralarını dinlemek, yaşadıklarını gelecek nesillere aktarmak ve hak ettikleri saygıyı hayatlarının her döneminde göstermek hepimizin sorumluluğudur. Çünkü gazilerimiz, tarih kitaplarında okuduğumuz kahramanlığın yaşayan temsilcileridir.
Özellikle Haymana gibi Millî Mücadele’nin izlerini taşıyan bir ilçede yaşayan bizlere daha büyük bir görev düşüyor. Her gün önünden geçtiğimiz şehitliklerin, tepelerin ve anıtların ardında nasıl büyük bedeller ödendiğini çocuklarımıza anlatmalıyız. Bu toprakların sıradan bir coğrafya olmadığını unutmamalı, unutturmamalıyız.
Bugün bizlere düşen; uğruna mücadele edilen bu vatana sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi korumak ve gelecek nesillere güçlü bir ülke bırakmaktır.
19 Eylül Gaziler Günü vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete irtihal eden gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur diliyorum.
Gaziler Günümüz kutlu olsun.