HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

Çiçekli Don

24/06/2016
   Klasik bir turizm tanıtım broşüründe yaklaşık olarak şunlar yer alır; Oraya nasıl gidilir, nerede kalınır,  ne yenir, ne içilir, nereleri gezilir, dönerken ne alınır?
   Bugün için Haymana’yı tanıtan bizde turistik bir broşür bastırdık diyelim. 
   Elbette “Nasıl gidilir?” ile başlayacağız. Nasıl gidilir; “Bak hemşerim bizde ne zaman biteceği belli olmayan bir yol çalışması var, Şimdi Ankara’da Konya yoluna çık. Yok dur hele,  sen en iyisi Eskişehir Yoluna çık, Polatlı’ya git, oradan dolan.  Yok orası uzak düşer. Sen gene Konya yolundan git, Gölbaşına varınca sola gıvrılıver, aha önüne Haymana tabelası çıkar, kökle gel.  Ama dur la, Sen Konya yolundan direk git, Yenice-Haymana yazan yerden ayrıl,  hee.. orada da yol çalışması vardı ya la, gel geri, gel geri babam. Şimdi şu yolu dosdoğru tut….” İşte “Haymana ya nasıl gidilir”in bugün için kısa tarifi. Yarınlarda yol biterse, o zaman “Ankara’ya 70 km, bas son gaz gel baba” deriz.
  Nerede kalınır? Bak bu konuda alternatiflerimiz iyi. İster 5 yıldızlı otel var, istersen 3 yıldızlı. Yok; “ben parkta bir köşeye kıvrılırım” dersen de bol yıldızlı, gökyüzü palas var. Pansiyonlarımızda idare eder. Elbette, değişik ve Haymana tarzını yansıtan mimarisi Butik Otel diye tabir edilen ve son yıların en çok tercih edilen konaklama yerleri olsa daha iyi olurdu. Ama kalacak yer konusunda sıkıntımız pek yok. Hiç bir şey bilmeyen, çalsın bir evin kapısını, gül gibi misafir ederiz, evelallah. 
   Ne yenir, ne içilir? İşte en büyük mahcubiyetlerimiz den birisi. 
    Bize özgü ne var? Kürt Pilavı. Diyelim ki turist’in canı, methini duyduğu "Kürt Pilavı" çekti. Nerede, hangi lokantada, yiyecek? Sokaktaki vatandaş bulur çözümü; “Ne lokantası baba, şurada aşağı mahalleye inersek, Musdo Aga’nın hanımı pek güzel pişirir.”  Turist bu, duyduğunu ister; “Burada Tatarlar da varmış, çiğbörek yesek”  Yine sokaktaki vatandaş devrede; “Onunda kolayı var babam;  Çaldağ Mahallesinde olacak birkaç Tatar aile, onlardan yaptırıveririz”  Turist yalanır bu kez; “Birde tatlınız, höşmeriminiz varmış, onu nasıl tadarız?” Vatandaşta çözüm çok; “Onuda konutlardaki Ziynep Aba’ma  yaptırıveririz, olur biter, sen sıkma canını. Memleket nereydi senin?” 
   Haymana’da ne yenir derseniz, aha bunlar yenir. Nerede yenir? Hiç lokanta, restaurant falan arama, önüne gelen ilk kapıyı çal. Açan  Kürtse pilav, Tatarsa çiğbörek, Türkmen ise höşmerimi kesin pişirir, misafir eder.  Haymana’da lokantada, acılı Adana, Konya etli ekmek, Urfa künefe, Bursa İskenderi var, ama Haymana’ya özgü bir tas çorbası bile yok.   
  İçecek olarak koruk suyumuz var. Ama onunda bir ayağı çukurda, her sene daha da azalıyor. En baş  sebep, bağ kalmadı. Koruğun hammaddesi üzüm yok.  Önce dört ayaklı, sonra iki ayaklı keçiler talan etti güzelim bağları. Şimdi karalar bağlamamız, keçi kadar aklımız olmamasından. 
   Neresi gezilir? İşte en sıkıntılı olduğumuz başka konu. Gezi karnemiz koskocaman bir  sıfır. Yabancı olsan, çok değil 3 günde patlarsın sıkıntıdan. Merkezde gezilecek tek yerimiz, bir tarihi anıtımız, evimiz, barkımız, ocağımız, eserimiz olmaz mı? Vallaha, billaha, tallaha yok. “Var” desek çarpılacağız. Köylerde 3-5 mağara falan var ama, nasıl gidilir, kim rehberlik eder, kim anlatır, o da yok. Ulaşım dersen; az gidersin, uz gidersin, özel araban yoksa, nah gidersin.
Haymana’dan dönerken ne alınır? Bak buda burun üstü çakıldığımız bir diğer konu. Elalemin turistik yerinde, hediyelik eşyaları, halıları, kilimleri, bibloları, takıları, tasmaları,  incik boncuğu her çeşidinden var. Cebindeki parayı şıp diye çekiyorlar. Götürüyorsun eve, hoş geldin’e gelen konu komşuya havanı atıyor, hasedinden çatlatıyorsun.
   Bizde bir tane olmaz mı? Yok. El kadar hatıralık eşyamız, kıçı kırık bir biblomuz, Haymana’yı hatırlatan bir dantelimiz, el işimiz yok. Buradan ayrılanlar, giderken iki kangal sucukla, bir kilo koyun yoğurdu alıyor. Onu da Gölbaşı’nda mangal yapıp yiyor. Memlekete gidince çantasında Haymana’yı hatırlatan, bir tek kirli hamam havluları ile çiçekli donu kalıyor, o kadar.
HAFTANIN SÖZÜ; Bugünün çılgın gençleri, yarının kıçı başı dövmeli nineleri, dedeleri olacaklar.
HAFTANIN HABERİ; Ramazan Ayının 4. günü 12 yaşına basan S.G, sade bir sahurla tekne orucundan normal oruca geçiş yaptı.
SAYGILARIMLA
"Çiçekli Don" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
duygularımıza tercüman olmuşsunuz

yavuz bey; tüm yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum. inanın koca Haymana da sizin kadar sorunları nükteli,sade,basit,espiri anlatan, lafı gediğine koyan başka ikinci bir kişi göremedim. duygularımıza tercüman olmuşsunuz.son beş altı yıldır her platform da her kurumda aynı görüş ve şikayetleri yapıyorum .kısmende olsa çözüm yollarını söylüyorum ama dinleyen kim. memleket düşmanlığı ile suçlayan bile oldu. hayfed te 1 yıla yakın 2.başkanlık yaptım, 4,5 yılda Bumsuz der.başk.yaptım.tüm çaban bu yöndeydi ama hiçbir projeyi yapmak nasip olmadı. çünkü tüm zamanımızı merkezdi özköydü milliyetçiliğine ve federasyonu kurdurttmamak için ellerinden ne geliyorsa yapan sözde haymana sever hınnilerle uğraşmaktan zaman bulamadık. 4 yıldır dışarıdan takip ediyorum.değişen hiçbir Å

bülent benli  
26/Haziran/2016 02:19:02
Ne pilav ne börek nerede yapacak yürek?

Kürt pilavı Tatar böreği ve Karahoca baklavası. peki abiciğim bunlara sahip çıkacak yerel yönetim, daha doğrusu bunları teşvik edecek yerel yönetim ekibi var mı? Yerel ekip başını kuma gömmüş, başgan ne buyuruyorsa onlar yerine getiriyorlar. Kendi kafalarından proje üretecek beyinlerini geliştirmiyorlar,hazıra konuyorlar. Ya nasıl olsa başkan bir şeyler üretiyor, biz de onun sayesinde geçinip gidiyoruz havasındalar. Hani o kafası çalışan başkan yardımcısı kenara mı çekildi?Yoksama kenara mı itildi.Ekip gel keyfim gel yapıyor, personel de biz de keyfimize bakalım da yatıyorlar.Başkan biraz çalışıp ufak tefek bir şeyler da yapmazsa bu monşerler kıllarını bilem gıbırdatmazlar la.

Ahmet  
30/Haziran/2016 12:00:54
Bülent benli abiye katılıyorum

Bülent benli abiye katılıyorum.Görüşlerine saygı duyuyorum.Ayrıca Haymana sorunlarını sadece ve insanların anlayacakları (buna rağmen anlamıyorlarsa senin suçun ne) bir lisan ile nükteli bir şeklide çok güzel anlatıyorsunuz.Haymana bu duruma düşmemeli idi ve tabi Haymana iyi olsaydı siz de böyle kendinizi zahmete sokup elbette yazamazdınız.Ama Haymana ve haymanalıların hali ortada. Haymanalılara sahip çıkan yok,işe girmede olsun bürokrasideki büyüklerimize olsun haymanalılar dışlanıyor.Yerel siyasetçiler kafalarını kuma gömmüşler sadece kendilerini düşünüyorlar.Haymanalılar onların umurunda değildir.

Recep  
1/Temmuz/2016 20:27:49
Haymana yerel siyasetçileri bir şey mi sanıyorsunuz?

Recep zaten yerel siyasetçiler adan gibi adam olsaydı, Haymana bu hale düşmez ve Haymanalılar bu kadar sahipsiz olmazdı.özellikle bürokrasideki büyüklerimize sahip çıkmıyor yerel siyasetçiler.Bu akp ye mahsus bir durumdur.CHP veya MHP iktidarda olsaydı bu kadar hain olmazlardı.özellikle ilçe başkanı başını kuma gömmüş ve ne yaptığını kimse bilmiyor.Milletvekilleri denen utanmazlar da gelirler sadece ilçe başkanı ve belediye başkanı ile görüşürler haymana halkı görüştük sanırlar.İlçe yönetim kurulu üyelerinin görüşlerini dahi alamazlar.Bu şimdiki yönetime mahsus değildir.Hacı aysu zamanında olsun,Oğuz Yücel zamanında olsun,ondan öncekiler zamanında olsun fark etmez.Bu nedenle Haymana bir arpa boy yol gitmez.Sadece kendi menfaatleri yol alır.

Yusuf  
1/Temmuz/2016 06:50:56
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
27-02-2026
Kenan KALAY
27-02-2026
Seyfullah YÜCEL
27-02-2026
Ramazan DOĞAN
06-03-2026
Umit KANCA
27-02-2026
Yavuz ÇİFÇİ