HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

GEREKSİZ ‘’DİPLOMA’’Sİ

12/04/2013

 

Eğitim çok şey, ama herşey değil. Lise hatta üniversite okumuş, tuğla gibi kitapları hatim etmiş ve en nihayetinde çarşaf gibi bir diploma almakla bitmiyor iş.
TV’de bir muhabir, elinde mikrofon sokaklarda dolaşıyor. Genelde gençlere sorular soruyor.  Soru şu; “19 Mayıs  ne ifade ediyor?”. “Harf inkılabı’’ diyen oldu, “Sivas kongresi” diyen oldu, “Ayyy…kimin doğum günüydü yaa…“ diyen oldu, hatta “Kabotaj bayramı’’ bile diyen oldu. Şükür çoğunluk bildi de az buçuk ferahladık. “Atatürk’ün Samsun’a çıkarak, Kurtuluş savaşını başlattığını”. Bilemeyenlerin eğitim durumunu sordu muhabir. Asıl “ŞOK” buradaydı işte. Çünkü birçoğu; Lise hatta Üniversiteliydi.
Tumuturaklı bir eğitimin eksikliği gün gibi meydanda. Misal öğrenci kazanıyor TIP fakültesini, bir dalıyor; böbrek, karaciğer, dalak, apandisit... Dünyayı unutuyor... Doktor var alanında uzman, ama dünyadan bi haber. Doktor var o da işini yapıyor ama tüm entellektüelliğiyle “her konuda’’ uzman, bilgi sahibi.
Tüm diğer mesleklerdeki gibi; her ne mezunu olursan ol, her ne iş yapıyorsan yap, bir de dış dünya da yaşananlara kulak misafiri ol. Eğitimin yanında, bilgi, beceri, duyarlılık ve kendini her alanda yetiştirmek te önemli. Çerçevelenmiş bir diplomanın “hava’’sı çok olabilir ama, basit bir “dünyevi’’ soruda çuvallamanın  bedeli ‘’hava-civa’’ olarak geri tepebilir.
Askerliğimde genelde arkadaşlarım; “Kısa dönem’’ denilen üniversite mezunlarındandı. Öyleleri vardı ki; ekonomiden politikaya, aktüaliteden dünya siyasetine, kültürden sanata herşeye hakim bir yapıdaydılar. Ve o kadar mütevazi, bir o kadar da kalender insanlar. Ama öyleleri de vardı ki; gece dersinde “Say Cumhurbaşkanlarımızı?’’ deyince 5 tanesini zor sayıyordu.  Ama görseniz burnundan kıl aldırmak şöyle dursun “Gözünün üstünde kaşın var’’ desen, “Evet bir tek bende var, ben seçilmiş kişiyim” diyecek kadar egosu şişkin, havalı. “Ne mezunusun?’’ ‘’Bilmem ne üniversitesi; Filoloji mezunuyum’’.  Dil bilimi okumuş yani. Ama iki kelime de cahilliğini anlamak mümkün. Sorsan “Filoloji mezunuyum’’. Bir şey bilmiyorsun  ama, hay “Fil kovalasın’’ seni...
Netice itibariyle, geçen hafta gazete de SAMİ Abi (ÜMÜT)’nin bir araştırması vardı. Eski belediye başkanları ile ilgili. Tartışma konusu ise şimdi ki belediye başkanı Hacı AYSU’nun “LİSE’’ mezunu yazması, ama aslında başkanın “ilkokul’’ mezunu olmasıydı.  Burada bir insanın okuduğu okul veya aldığı diplomanın bir yere kadar önemi var. Asıl önemli olan o şahsın kendini yetiştirebilmesi, hayat okulundan aldığı derslerdeki başarısıdır. Amacım Hacı AYSU’ yu savunmaktan ziyade, bir saplantının “bel altı’’ vuruşlara vesile olmasından kaynaklanan durumdur. Bu savunma Hacı AYSU için de geçerlidir, Özdemir TURGUT içinde, Samim YAŞAR içinde, Ali ÇİFTÇİ içinde ve diğer siyaseçi, ve diğer  işlere gönül vermişler içinde.  
İnsan; kendini yetiştirdiği sürece, kıvrak zekasını icraata dönüştürdüğü sürece, ya da lider bir yaradılışla, aklını mantığını faydalı kullandığı sürece, ne önemi var diplomanın, belgenin, sertifikanın... 
“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır’’ demiş Yunus EMRE. İnsan önce kendi kendisinin eğitmeni, yetiştircisi olmalı. Kapasite ve zeka birleştiğinde zaten o diplomayı almak ya da bir kağıt’a sahip olmak kolay. Ama sadece bir eğitim kurumunun kapısından girmek ve öyle veya böyle mezun olmak, sonunda da sadece aldığın eğitimin “işbiliri’’ olmak mı? Yoksa aldığın eğitime ekstra okumak, anlamak, gelişmek, geliştirmek ve kendini yetiştirmek midir önemli olan?
Süleyman DEMİREL; İstanbul Teknik Üniversitesinden, İnşaat mühendisi olarak mezun oldu. Yıllarca başbakanlık ve sonradan Cumhurbaşkanlığı yaptı. Diplomasının ve siyasetin “duayyen’ kabul ettiği kişilerden.  Ama hep “Çoban SÜLO’’ olarak anıldı.  Biz kişileri işimize geldiği gibi değerlendirenlerdeniz işte. Bazen en kral diploma bile kar etmiyor, bazen de bir cafcaf’lı bir çerçeve içindeki kağıt parçası baştacımız oluyor... İstikrar kafalarda, istikbal de öyle...
SAYGILARIMLA.
"GEREKSİZ ‘’DİPLOMA’’Sİ" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Komplek Yapmamak Gerekir
Sevgili Kardeşim,görüşlerinize aynen katılıyorum.Ancak burada su`ni bir sorun vardır.İnsan ilkokul mezunu,hatta ilkokul diploması dahi olmayabilir.Ama kendini yetiştirmiş ve hayat okulunun önemli müdavimleri olarak kendini aşmış ise,zaten sorun yoktur,sorun yapılmamalıdır.Bizatihi kendisine sorun yapan kişi komplekse girmiş demektir.Komplekse girerken de,yalandan uzaklaşması gerekir.Neyse,mesela Şule Yüksel Şenler isimli İslami kitaplar yazan bir bayan var.Sanırım o zamanlar(bundan 10-15 sene önce)ilkokul mezunu diyorlardı ve bir TV programında,karşısındaki profesör bayanı sus-pus etmişti.Türkiye hayretle ayağa kalkmıştı.
Yusuf YILMAZ  
12/Nisan/2013 08:51:03
sen ne mezunusun?
Cahilliği bu kadar öğdüğüne göre senin tahsildede pek hayat yok galiba sayın yazar.
adil  
12/Nisan/2013 13:15:03
Profösör başkan olmasada az biraz zeki başkan olsun
Aslında bir başkana lazım olan kuru bir diplomadan öte analitik ve keskin bir zeka ayrıca averajın üstünde problem çözme yeteneğidir, ki haymanananın haline ve mimarisinin çirkinliğine bakarsak gelmiş geçmiş tüm başkanların ortak eksiği budur diyebiliriz. Mesele Haymana-Ankara arası ulaşım ne için 27 kişilik öğrenci servis araçlarına 35-40 kişi istiflenerek yapılır? Çözmek için profösör başkana gerek yok az biraz izan ve vicdan yeter.
firat yüksel koç   firatberan1@gmail.com
12/Nisan/2013 21:40:50
süpperrr
helal Yavuz bey süper bir yazı olmuş.Size katılıyorum önemlüi olan kağıt parçası değil kendini yetiştire bilmekte.Etrafında olup bitene gözlerini açık tutmakta ve aklını kullana bilmekte.Esen kalın...
Gülenay  
13/Nisan/2013 20:50:22
okumak iyidir
benim bilgidim tek bir şey var hayatta bir çok şeyi yaşayarak yada usta çırak ilişkisi ile kazanabilirsin lakin tek meslek grubunu buna dahil edemeyiz bu meslek için vazgeçilmez olmazsa olmazı okumak olan en şerefli meslek DOKTOR luktur.geçenlerde yılmaz özdilin yazısında okumuştur.BAŞBAKAN OLABİLİRSİN OKUMADAN MÜHENDİSDE OLABİLİRSİN ARMATÖRDE RESSAMDA-YAZARDA ŞARKICIDA ARKEOLOG DA USTA VS VS AMA DOKTOR OLAMAZSIN İLLA OKUMAN LAZIM
muzaffer türkan   mzffrtrkn@gmail.com
14/Nisan/2013 23:22:41
haklısın
Haklısın yavuz abi Hacı Aysu yetim büyümüş okutan olmamışki okusun ama helal olsun kendini iyi yetiştirmiş Çok gezen çok okuyandan iyi bilirmiş Hacıda Akıllı adam İNŞALLAH bir dönem daha kazanır eğer özdemir kazanırsa belediyenin önünden bile geçirmezler ..... abi adamlar baksana adamın yürüyüşü duruşu oturuşu bile .... gibi ..... adam sonuçta Hacı başkan bütün kapıları açmış gariban fakir babası adam yetimin halinden anlıyo özdemir hangi yetimi fakiri sevindirmiş anca gövde gösterisi yapıyo yanında 5 adamla güçlüyüm hesabında hiçte güçlü değil hep gösteriş kendini güçlü göstermeye çalışıyo halk bilmiyomu sanki ALLAHIN İZNİYLE HACI BİR DÖNEM DAHA BAŞKAN KİM NE DERSE DESİN OKUL DİPLOMA TIRI VIRI BUNLAR YAVUZ ABİNİN DEDİĞÎ GİBİ OKUMUŞUDA GÖRDÜK BİŞEY YAPMADI ANCA ... .....HACI GİBİSİ BİDAHA GELMEZ HAYMANAYA KIYMETİNİ BİLELİM yayınlarsanız sevinirim...
ahmet   ahmet_06@hotmail.com
16/Nisan/2013 13:20:01
Toparlama
Yusuf Abi beni çok iyi anlamışsın. Teşekkür ederim.ADİL; Bu yazıdan anladığın buysa diyecek birşeyim yok sana. Fırat Yüksel KOÇ; kesinlikle sana katılıyorum. GÜLLÜ; Sende esen ve şen kal.Muzaffer; DOKTOR sadece örneklemeydi, elbette doktorlara saygımız sonsuz.Ahmet; Hacı AYSU yada bir başkası, sadece belgeye diplomaya bakarak insanları yargılamaya kesinlikle karşıyım. Eğitim okul diploma herşey güzel ama bir de insanların kendilerini dış dünyaya karşı eğitmeleri, yetiştirmeleri lazım. Dörtbaşı mamur bir eğitimdir benim anladığım. Hem mesleğinin erbabı olmak, hem de duyarlı ve duyuları heryöne açık insan olmak, ya da kısacası İNSAN olmak en öenmlisi...SAYGILARIMLA..herkese.
Yavuz ÇİFÇİ  
16/Nisan/2013 22:42:17
Yazıda Ana Fikir`e zarar verebilecek teknik sorunlar var.
Sevgili Yavuz, senin ne demek istediğni gayet iyi anlıyorum.Ancak yazındaki teknik sorunlar ana fikrinin anlaşılmasını zorlaştırıyor.İki noktaya dikkat çekmek isterim.Öncelikle kötü örnek örnek teşkil etmez.İkincisi aslında senin anlatmak istediğin Yunus Emre`nin sözünde gayet güzel ifade edilmiş.Bunun üzerine konuyu açsaydın daha güzel olurdu.Bilgi işe yarayınca hayatta karşılığı varsa iyi bilgidir.Yarışma sorusu cevaplar gibi ezberlenmiş bilgi mazgazinden öteye gitmez.İnşaat mühendisi olmuştur adam, lakin vijdan ve merhametten yoksunsa neye yarar.Lakin çobandır adam, yılanları öldürür, kartallara ateş eder, elindeki poşeti dağlara atar.Yine aynı kapıya çıkar.Ama geri toplumlarda basit çıkar ve güce tapma vardır.Bilgelik ve adamlık maalesef pek akredite değil...
Bülent Han   bulent240@hotmail.com
18/Nisan/2013 10:16:30
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
01-05-2026
Seyfullah YÜCEL
01-05-2026
Ramazan DOĞAN
01-05-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ