
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Sizlere bu haftaki yazımda “Tapu Siciline Güven İlkesi” konusunu anlatacağım. Bununla ilgili tüm detayları bu yazımda bulabileceksiniz.
Tapu siciline güven ilkesi, tapu sicilinde yer alan bir kayıt gerçeğe uygun olmasa dahi (yolsuz tescil) bu kayda göre malik olan kişiden aynî hak kazanan kişinin bu kazanımı mutlak olarak korunur.Tapu siciline güven ilkesi, tapu sicilinde yer alan kayıtların doğru ve eksiksiz olduğunu kabul ederek hareket eden kişilerin korunmasını sağlayan temel bir hukuk ilkesidir. Bu ilkeye göre, tapu sicilinde yer alan bilgiler, taşınmazın hukuki durumu hakkında kesin delil niteliğindedir ve bu bilgilere güvenen üçüncü kişilerin hakları korunur.Bu ilke, taşınmazın mülkiyet veya ayni hak durumunu öğrenmek isteyen kişilere güvence sağlar ve bu kişilerin tapu sicilinde gördükleri bilgilere dayanarak işlem yapabilmelerine olanak tanır. Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi tapu siciline güven ilkesini düzenler ve bu ilkeye göre, sicile güvenerek taşınmaz üzerinde hak edinen kişiler, bu edinimlerinin korunmasını talep edebilirler.
Tapu siciline güven ilkesi, tapu siciline güvenerek taşınmaz üzerinde hak kazanan kişilerin korunmasını amaçlar. Tapu sicili, herkesin incelemesine açık olan bir kamu sicilidir ve taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakları ve diğer ayni haklar bu sicile kaydedilir.Bir taşınmaz üzerinde işlem yapan kişi, tapu sicilindeki kayıtlara güvenerek bu işlemi yapar ve bu güven esas alınarak taşınmazın devri veya ayni hakların tesisi gerçekleştirilir. Eğer sicilde yer alan bilgiler yanlış ya da eksikse, fakat üçüncü kişi bu durumu bilmeden sicildeki bilgilere dayanarak işlem yapmışsa, bu üçüncü kişinin hakları korunur. Diğer bir ifadeyle, tapu sicilindeki yanlış bir kayıt bile olsa, bu kayda güvenerek hak kazanan kişi korunur ve işlemi geçerli kabul edilir.
Tapu siciline güven ilkesinin hukuki dayanağı, Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinde yer almaktadır. Bu maddeye göre: “Bir ayni hakkın tapu kütüğüne dayanarak kazanılması iyiniyetli üçüncü kişiler lehine korunur. Tapu sicilinin doğru olmadığı ispat edilse bile, iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı geçerlidir.” Bu hüküm, tapu sicilindeki kayıtların doğru olmasa dahi, iyiniyetli kişilerin bu kayıtlara güvenerek yaptıkları işlemlerin korunacağını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, üçüncü kişi tapu sicilinde kayıtlı bilgilere güvenerek taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı veya başka bir ayni hak kazandığında, bu hak geçerli olur ve bu kişi korunur.Tapu siciline güven ilkesinden faydalanabilmek için, tapu siciline güvenerek hak kazanan kişinin iyiniyetli olması gerekir. İyiniyet, kişinin sicildeki bilginin yanlış olduğunu bilmemesi ve bu yanlışı bilmesi gerektiği durumlarda bile farkında olmaması anlamına gelir. Yani, üçüncü kişi tapu sicilindeki bilginin doğru olduğuna inanarak işlem yapmışsa, iyiniyetli kabul edilir.Tapu Siciline Güven İlkesinin İstisnaları; Sahtecilik Durumları, İyiniyetin Bulunmaması, Tapu Sicilindeki Açık Hatalar.
Tapu siciline güven ilkesi, taşınmaz üzerinde hak kazanan kişilerin bu haklarının korunmasını sağlar. Bu ilkenin sonucunda, tapu sicilindeki bilgilere güvenerek işlem yapan kişiler, bu haklarını üçüncü kişilere karşı ileri sürebilir. Ayrıca, tapu sicilindeki yanlış bir kayıt bile olsa, iyiniyetli bir şekilde bu kayda dayanarak işlem yapan kişi korunur ve hakları geçerli sayılır.