
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Sizlere bu haftaki yazımda “Gönüllü Vazgeçme” konusunu anlatacağım. Bununla ilgili tüm detayları bu yazımda bulabileceksiniz.
Türk Ceza Kanunu madde 36’ da düzenlenen gönüllü vazgeçme, suçu işlemek için icra hareketlerine başladığı halde failin icra hareketlerinin kalan kısmını gerçekleştirmekten gönüllü olarak vazgeçmesi ya da icra faaliyetleri tamamlanmış ise suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini kendi gayreti ile önlemesidir. Gönüllü vazgeçmede suç tamamlanmamakta, suçun maddi unsurlarında yer alan netice ortaya çıkmamaktadır. Kasten suçu işlemeye başlayan fail kendi iradesi ile neticenin ortaya çıkmasını engellediği için teşebbüsten cezalandırılmamaktadır. Ancak failin tüm çabalarına rağmen netice meydana gelmişse, gönüllü vazgeçmeyi pişmanlık olarak düşünmemek gerekecektir ve bu durumda suç işlenmiş kabul edilerek fail cezalandırılacaktır. Tabii Türk Ceza Kanunu madde 62’nin uygulanmasında, failin gösterdiği çaba dikkate alınacaktır.
Gönüllü vazgeçmede icra hareketlerinin devamında faili engelleyen bir durum yoktur. Fail istese suçu sonuçlandırabilir. Ama pişmanlık duymak, cezalandırılmaktan korkmak, vb gibi herhangi bir sebeple manevi dünyasında oluşan etki nedeniyle iradi olarak suçu sonuçlandırmaktan vazgeçmektedir. Mesela hırsızlık amacıyla başkasının evine giren kişinin yaptığı hatayı anlayarak evden ayrılması halinde hırsızlık suçu ile ilgili olarak gönüllü vazgeçmesi söz konusu olacaktır. Bu durumda gönüllü vazgeçse dahi hırsızlık suçunu işlemek için bazı icra faaliyetlerini yerine getirdiği düşüncesiyle ceza verilmez.Gönüllü vazgeçme halinde kişi, suç tamamlanmadan pişmanlık göstererek neticenin önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Türk Ceza Kanunu madde 1 uyarınca ceza kanununun amaçlarından birisi de suçun önlenmesinin sağlanmasıdır. Bu amaca yönelik birçok uygulamanın yer aldığı Türk Ceza Kanunundaki en önemli düzenlemelerden birisi de Türk Ceza Kanunu madde 36‘daki gönüllü vazgeçmedir. Amaç suç işlenmesini önlemek ise bu amaca yönelik çalışmanın, suç sürecindeki tüm aşamalarda etkin olarak kullanılması gerekir. Suç işleme kararının alınmasından önceki döneme ilişkin suçu engelleyen düzenlemeler oldukça önemlidir. Ama suçun neticesine yaklaştıkça, ceza yasasında yer alan düzenlemelerin önemi artar. Zira karar almış ve bu yönde icra faaliyetlerine dahi girişmiş kişiyi caydırmak zordur. Gönüllü vazgeçme, suçun tamamlandığı son ana kadar fail üzerinde bir baskı oluşturur ve eyleminden dönmesini ya da suçun tamamlanmasına engel olmasını ister. Karşılığında da, teşebbüsten dahi cezalandırılmamayı vadeder. Mesela ölümcül yaraladığı hasmının ölmesine engel olmak için gerekli çabayı gösteren ve bu davranışından sonuç alan fail, kasten öldürme suçuna teşebbüsten cezalandırılmayacaktır.
Gönüllü Vazgeçmenin Şartları; Gönüllü vazgeçilmelidir. Fail suçun tamamlanmasını ya da neticenin gerçekleşmesini kendi çabalarıyla engellemeli ya da suçun unsurlarını yerine getirmekten gönüllü olarak vazgeçmelidir.Kasıtlı bir suçun işlenmesi için icra hareketlerine başlanmalıdır.Suç tamamlanmamalıdır.Gönüllü vazgeçmede gösterilen çaba ciddi olmalıdır. Suçun tamamlanmasının veya neticenin gerçekleşmesinin önlenmesi için gösterilen çaba, bu amaca yönelik ve etkili olmalıdır.
Gönüllü vazgeçmenin mevcudiyeti halinde faile teşebbüsten ceza verilmez. Ancak gönüllü vazgeçmeden önceki süreçte gerçekleştirilen icra hareketleri kendi başına bir suçu oluşturuyorsa, bu suç için fail cezalandırılır.