
Adı her ne kadar buğday çağrışımı yapsa da karabuğday aslında kuzukulağıgiller familyasından geniş yapraklı bir bitkidir ve tahıl benzeri tüketilebilen tohumları için yetiştirilir. Greçka adı ile bilinen karabuğday son yıllarda bol lifli, düşük yağlı ve glütensiz yapısı nedeni ile ülkemizde de popülerlik kazanmaya başlamıştır.
Karabuğdayın 100 gramında 13 gram protein ve 10 gram lif bulunur. B vitamini, magnezyum, potasyum ve kalsiyum zengini içeriği ile karabuğday faydaları saymakla bitmeyen, değerli bir besindir. Kolestrolü ve tansiyonu düşürür, kan şekerini kontrol eder, kansızlığa iyi gelir, bağırsak sistemini destekler ve kansere karşı korur. Karabuğday ile yapılan yemeklerde çölyak hastaları ve glütensiz beslenmek isteyenler tarafından rahatlıkla tüketilebilir.
Tabi karabuğday dediğimiz zaman üreticilerimizin aklına bir buğday bitki gelmesin. Karabuğday; buğdayla uzaktan yakından bir fiziksel benzerliği bulunmamaktadır. Hem tahıl olarak tüketilmekte hem de özellikle arıcılığa çok büyük faydası bulunmaktadır. Karabuğdayı şuana kadar bölgemizde eken herhangi bir üreticimizle karşılaşmadık. Ancak bölgemizde son zamanlarda bazı girişimci üreticilerimiz karabuğdayı araştırmaya başlamışlardır ve bize de bu konuda danışmaya başlamışlardır. İster tahıl olarak tüketilmesinden, ister arıcılığa olan faydasıyla birlikte inşallah bundan sonra da bölgemizde karabuğdayı çeşitli çiftçilerimize duyurarak tohumunu çoğaltmayı düşünüyoruz.
Karabuğday tohumu seçici bir tohum değildir. Yani ülkemizin her yerinde, her bilgesinde çok rahatlıkla yetiştiriciliği yapılabilecek ve iklim koşullarına adapte olabilecek bir bitkidir. Özellikle bölgemiz için aslında alternatif anlamda çok güzel bir üründür. Çünkü yöremizde arazilerimizin büyük bir çoğunluğu kıraç arazilerimiz. Kıraç arazilerimizde yıllardır süre gelen buğday, arpa, yulaf gibi ürünlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu ürünlerinde Türkiye’nin hemen hemen her yerinde yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu ürünler tabi sofralarımızın vazgeçilmez ürünleri ancak üreticisi çok olduğu için ekonomik açıdan üreticilerimize pek bir değer katmamaktadır.
Bu sebeple arazilerimizin kıraç olması sebebiyle de karabuğday yetiştiriciliğinin üreticilerimize ekonomik açıdan iyi bir gelir kaynağı olacağını düşünüyorum. Gerçekten kıraç arazilerimde su ihtiyacı duymayan, kimyasal mücadeleye ve gübrelemeye çok ihtiyaç duymayan ve güzel bir şekilde sonuç alabileceğimiz bir üründür karabuğday.
Günümüzde arpa ve buğdaydan çok iyi sonuç almak için o arazinin sulanabilir özelliğinin ve toprak yapısının çok güçlü olması gerekmekte ve aynı zamanda bitki besleme yani gübreleme anlamında da herhangi bir aksaklık yapılmadan her ihtiyacının tam anlamıyla yapılması gerekmektedir. Ancak karabuğday özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde sulanabilme özelliği olmayan kıraç ve atıl durumda olan arazilerimiz için aslında vazgeçilmez bir ürün konumunda. Karabuğday ülkemizde yeni yeni girmeye başlayan bir ürün olması sebebiyle çok fazla bilinmemektedir. Yapısında hiç glüten içermemesi sebebiyle çölyak hastaları tarafından bilinen bir üründür.
Bereketli ürünleriniz olsun.