
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Sizlere bu haftaki yazımda “ Şantaj Suçu “ konusunu anlatacağım. Bununla ilgili tüm detayları bu yazımda bulabileceksiniz.
Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir görünümünü oluşturmakla beraber 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Hürriyete Karşı Suçlar bölümündeki 107. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre,
“(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.”
Şantaj suçu kişinin iç huzurunu, hürriyeti ve güvenliğini, kişinin karar verme ve irade özgürlüğünü korumayı amaçlayan bir suç tipidir. Nitekim şantaj suçunda kişi, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle başkasını zorlayarak kişinin iradesini etkiler. Şantaj suçunu düzenleyen TCK’nın 107. maddesinde suçun soruşturması şikâyete bağlı tutulmamıştır. Bu nedenle suçun işlendiğini ihbar, şikâyet ve sair yollarla herhangi bir şekilde öğrenen Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılır. Şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Söz konusu her iki ceza, seçimlik değildir. Bu nedenle mahkeme şantaj suçu işleyen sanık hakkında hem adli para cezasına hem de hapis cezasına hükmeder. Bununla birlikte mahkeme tarafından verilecek hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Şantaj suçu ile yapılan yargılamanın neticesinde sanık hakkında şartları oluşmuşsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararlarının verilebilmesi de mümkündür. Şantaj suçunun yargılamasının yapılacağı mahkeme asliye ceza mahkemeleridir.
Şantaj suçunda, kişi korkutularak bir şeyleri yapmaya zorlanabilir ve kendi başına bu işin üstesinden gelmeye çalışabilir. Kişi, şantaj unsuru olarak kullanılan durumu kimse öğrenmesin ya da duymasın düşüncesiyle failin isteklerine boyun eğebilir. Ancak failin eyleminin hiçbir sonuç doğurmayacağı ve sonu olmayacak bir durum olduğu ve bu durumun suç teşkil ettiği unutulmamalıdır. Şantaj mağduru olan kişinin polise, jandarmaya ya da savcıya sözlü ya da yazılı olarak başvuruda bulunma hakkı vardır. Şantaj suçunun soruşturması ve kovuşturması şikâyete tabi olmayıp; ilgili makamlar tarafından soruşturması ve kovuşturması resen yapılır. Bu sebeple mağdurun şikâyetini geri çekmesi durumunda da soruşturma ve kovuşturma devam eder. Tehdit suçu uzlaşma kapsamındayken; şantaj suçu uzlaşma hükümlerine tabi değildir.