
Değerli Haymana Gazetesi okurları, bu haftaki köşe yazımızın konusu bu aralar oldukça yaygın ve toplumumuzda da çok sık rastladığımız bir konuya değinmiş olacağım. Gerek haberlerden gerekse sosyal medyadan görüp, duyduğumuz bir konu olan bu suç tipi Türk Ceza Kanunu Üçüncü Kısım Topluma Karşı Suçlar Yedinci Bölüm Genel Ahlaka Karşı Suçlar başlığı altında madde 225’ de düzenlenmiştir. Kanun hükmü şöyledir:
Hayasızca Hareketler TCK madde 225: Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Herkese açık bir yerde alenen cinsel davranışlarda bulunulması suç olarak sayılmıştır. Kanunda “alenen cinsel ilişkide bulunma” veya “teşhircilik” hareketlerinden birinin yapılması halinde hayasızca hareketler suçu işlenmiş olacaktır. Bu suç ile korunmak istenen değer, toplumun edep, iffet ve ar duygularıdır. Dolayısıyla bu değerlere saygısızlık eden kimse hakkında hayasızca hareketler suçunun yaptırımı uygulanacaktır.
Kanun maddesinden de anlaşıldığı üzere alenen cinsel ilişkide bulunulması veya teşhircilik yapılması Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmiş olup; bu eylemler için cezai yaptırım öngörülmüştür. Hayasızca hareketler suçu ile korunan hukuki menfaat; toplumun iffetinin ve ahlakının korunup güvence altına alınmasıdır. Yine diğer bir görüşe göre toplumdaki bireylerin utanma duyguları korunmaktadır. Çünkü bu suç eylemi, mağdur kişilerde psikolojik zedelenmeye veya travmalara neden olabilmektedir. Hayasızca hareketler suçu yönünden kanunda ayrıca bir düzenleme bulunmamakta olup; özel bir şart aranmamaktadır. Bu suçun faili herkes olabilir. Fail kadın, erkek veyahut eşcinsel bir kimse olabilir. Suçun faili açısından cinsiyet önem arz etmez.
Hayasızca hareketler suçunun oluşabilmesi için toplumun ahlak ve adabına aykırı davranışlarda bulunması gerekmektedir. Kişinin cinsel davranışlar gerçekleştirmesi, cinsel organını göstermesi, halka açık yerde cinsel ilişkiye girmesi gibi davranışlar suç oluşturmaktadır. Herkese açık bir ortamda cinsel ilişkiye girilmesi, mastürbasyon yapılması, cinsel organı çıkartıp tuvaletinin yapılması, çıplak dolaşılması, cinsel organının gösterilmesi halinde suç işlenmiş olacaktır. Cinsel organının gösterilmesi, belli bir kişiye özgü olmamalıdır. Örneğin; caddede yürürken cinsel organını gösteren kişi suçu işlemiş olacaktır.
Hayasızca hareketler suçu seçimlik hareketli bir suç olup; bu eylemler kanunda açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu seçimlik hareketler “alenen cinsel ilişkide bulunmak” veya “alenen teşhircilik yapmak” olarak vurgulanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda şikayete tabi olan suçlar belirtilmiştir. Şikayete tabi olan suçlarda soruşturma ve kovuşturma şikayete tabi tutulmuştur. Bu nedenle şikayet geri çekildiği vakit, yargılama aşaması da sona erecektir. Ancak hayasızca hareketler suçu şikayete tabi suçlardan değildir. Bu nedenle soruşturma, savcılık tarafından resen (kendiliğinden) başlatılacaktır. Suçtan mağdur olan kişinin şikayetçi olmamasının yargılama aşamasında bir etkisi olmayacaktır.
Uzlaşmaya tabi olan suçlarda, dosya soruşturma aşamasında ise savcılık, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından uzlaşma bürosuna gönderilecektir. Hayasızca hareketler suçu, uzlaşmaya tabi olmadığından uzlaşma prosedürleri uygulanmayacaktır. Hayasızca hareketler suçu, asliye ceza mahkemesine tabidir. Dava suçun işlendiği yerde asliye ceza mahkemesinde görülecektir.