HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

KIZILELMA

14/12/2012

 

Türk tarihi kadar eskidir KIZILELMA hikayesi. Varılması gerekeni, ulaşılması, fethedilmesi, elde edilmesi zorunlu hedefi anlatmaktadır.
Taa… Oğuz Kaan’a dayanır. Hani annesiden bir defa süt emen, sonra emmeyen, çiğ et yemek, kımız içmek isteyen efsaneden başlar yani. Dede Korkut soy soylar, boy boylar katkıda bulunur.
Osmanlı zamanında daha bir alevlenir, dile söze gelir kızılelma. Avrupa hatta dünyaya hakim olma hedefidir Osmanlı’nın Kızılelma’sı. Sultan Kanuni’nin Viyana kapılarına dayanıpta, palas pandıras geri döndüğünde, kızılelma’nın içindeki kurt çıkar ve içten içe kemirerek koskoca Osmanlıyı bugünlere kadar getirir. Yıllar sonra Sultan Süleyman’ın zevcesi Hürrem’le beraber bir dizi de; 2012 Türkiyesinin gündem saptırmasına vesile olacağını bilemezdi elbette. 
Ya Ankara kapılarına dayanan Haymana’nın hedefi, amacı ya da KIZILELMA’sı ne bundan sonra? Hoş Haymana, Ankara kapılarına daha dayanamadan, Ankara baktı Haymana’nın geleceği yok, o geldi çepeçevre içine alıverdi Haymana’yı Büyükşehir yasası ile. “Söz uçar, yazı kalır” diyerek işi şansa bırakmadı ve yasalaştırı verdi.
Bu iş böyle olunca, seçimden, siyasete, beldelerden, köylere işin rengi değişiverdi. Şapkalar öne iki defa konacak artık. Kafalar herzamankinden daha fazla kaşınacak. Daha fazla kafa yorulacak. Seçim kazanmak için de, seçimden sonra Haymana’yı yönetmek etmek içinde.
Evdeki kara sığırını satıp ithal inek aldı Haymana köylüsü. Yetinmedi eldeki traktörünü sattı, gırtlakla borca girmekten çekinmeyerek traktörünü çiftçekerle yeniledi.  Anız ekti, dağ-bayır ekti işledi, ama bir arpa boyu yol alamayınca tarımda sınıfta kaldı. Üstüne üstlük köyleri boşalttı, beleş unun, bulgurun, makarnanın peşine düştü Büyükşehir’de...
Ağır sanayi, organize sanayii, hacimli ve kapasiteli bir fabrika’nın adı bile anılmadı oldum olası. Teğet bile geçmedi bunlar Haymana’ya.  Rüyasında bile görmeye kalksa dürtüp uyandırdılar “üstün açıkta kalmış” diye. O da sıçrayarak uyandı ve hayra yordu, yattı tekrar rutin rüyalar görmeye.
Geriye bir tek kaplıcaları kalıyor. Yoğun konsantrasyon, birikim, çalışma bu iş üzerine yapılmalı. Elalemin Kızılcahamam’ı sıcak suya soğuk suyu karıştıra karıştıra; Japonya’dan, Avrupa’dan turist ağırlarken, bizler Çankırı-Şabanözü’nden, Yozgat’ın Şefaatli’sinden ortadirek banyocuyu gözler olduk.
“Dünyanın en şifalı suyu bizde’’ diye şişinen Fransızları kıskandıracak suyumuz var, Evelallah. Ancak buna reklam, tanıtım, pazarlama açısından bakarsanız; Ankara’nın Dikmeninden öte adımızı duyan bilen yok.
Hedef, amaç belli. Haymana’nın KIZILELMA’sı; sağlık turizmi. Şifalı suları, bırakın Türkiye’yi, dünyaya tanıtılması. Bir marka oluşturmak, ardından uygun adım yürümek. Belediye başkanı, sivil toplum örgütleri başkanı kim seçilirse seçilsin, yapması gereken bu. Bunu kendimiz yapamaz isek, yarın elinoğlu dışardan gelip alıverir elimizden. Horoz şekeri elinden alınmış çocuk gibi, bir duvar dibine çöküp ağlamakta bize düşer. Ya da kendi kendimiz yaparız dört dörtlük tesisimizi, hizmetimizi, alt-üst yapımızı.  Gelen Japon’a, Arap’a, Avrupalıya “Vallaha yerimiz kalmadı” diye atarız havamızı. Tercih bizim herhalükarda.
Eh.. artık yasal Ankaralı da olduğumuza göre büyüklerimiz de bir omuz atarlar bu işe. Büyükşehir yasası onaylanmak üzere iken, yaklaşık bir ay önce Hürriyet gazetesinde demeç vermişti Melih GÖKÇEK; ‘Ankara-Kızılay’da ne var ise, en ücra ilçe, belde, köyde de o olacak’’ diye. Daha önce verilen sözlerin tutulduğunu da varsayarak(!), Kızılay’da olan herşeyden isteriz biz de. 
Bir doğalgazdan başlayalım, mesela orada olan. İçimiz bir ısınsın, biz de büyükşehir’e ısınalım sonra çay kahve içerken, isteklerimizi sıralayalım. Birçok gencin “Sakarya Caddesin’de ne varsa biz de isteriz’’ dediklerini biliyorum.  Büyük başkan illaki duyacaktır gençlerin sesini. Belkide kepçeler, grayderler yola çıkmıştır bile, kimbilir?”Kızıllelma” bu bekletmeye gelmez. Çürüyüverir alimallah….
SAYGILARIMLA. 
"KIZILELMA" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
KIZILELMA

AĞZINA SAĞLIK AZ BİLE SöYLEMİŞSİN ANLARLARSA...!

METİN Ş.  
14/Aralik/2012 06:47:02
süper bir yazı

Eline emeğine sağlık çok harika bir yazı olmuş...

mikail c.   mikail@gmail.com
14/Aralik/2012 11:45:58
Takibimizdesin

Ben burada memurum. Haymanalı değilim yani. Günlük gazetelerde takip ettiğim yazarlar ve yazılar var. Birde dikkatimi çekti ve yerel gazetedeki yazılarınızı takip etmeye başladım. İnanın her hafta ısrarla ve dairedeki arkadaşlarla bazen gülerek, bazen hüzünlenerek ama çokça da takdir ederek okuyoruz seni. İnce bir mizah anlayışı, gerçekten usta işi yazılarınız var. samimiyetle söylüyorum. Her yazınızla farklısınız yani. Bir yerel gazetede bu şekil yazılar bulacağımı inan ummazdım. Hiciv ve tüm edebi terimlerle bezenmiş güzel yazılarınızdan ötürü tebriğimi ve tebriklerimi kabul ediniz lütfen. Teşekkür ederiz hepimiz.

Memurlar  
14/Aralik/2012 13:43:33
kızılelma

Tebrikler Gardaşım döktürmüşsün gene. Yakışır sana

Tahir A.  
15/Aralik/2012 13:12:24
KIZILELMA

Abi yüreğine sağlık çok güzel bi eser vermişsin...

Fatih ADACI  
17/Aralik/2012 08:15:46
Yazından zevk aldım yazı bitince zevkim bitti

Abiciğim çok güzel büyük işler gerektiren ileriye dönük görüşlerini okuyunca zevk aldım.Ancak bu zevk yazı bitene kadar.Yazıyı okuduktan sonra zevkim kalmadı.Neden kalmadı diyeyim bu değerli abiciğimin yazısına göre misyon sahibi,ileri görüşlü proje sahibi yerel yönetici nerede diye merak ettim.Kapatisesiz,ne oldum delisi,sonradan görme ve görünce herşeyi unutup kendi dünyasına dalan yönetici projili gördüm düşümde.Ah abim ah senin yazındaki işleri yapacak yönetici gerekiyor.Bu yasa iyi oldu.

Ahmet özcan   ahmetozcana@hotmail.com
18/Aralik/2012 11:40:25
Dünya Emeğin Olmalı...1

Bir tarihsel, mitolojik söylemdir.Kızılelma ifadesi.Sonradan yani 1930 yıllarda Avrupa'da ırkçılığın yükselişiyle birlikte bu tarihteki ifade ülkemiz ırkçılarının bir bölümü tarafından Asya, Kafkasya ve Anadolu'da dahil olmak üzere bir Türk imparatorluğu kurma hülyasını kitlelerine yayma çabasına girdiler.Orda da kaldı.Tarihte bizim Türk kültürümüzün içinde geçen pek çok efsane, masum ifade sönradan halklar arasında düşmanlık körükleyen söylemlere malzeme olmuştur.

Bülent Han   bulent240@hotmail.com
19/Aralik/2012 12:22:24
Dünya Emeğin Olmalı..2

Tabi Sevgili Yavuz'un bu uyarlaması Haymana için taşıdığı iyi niyetli önerileri ve duyguları örtmüyor.Ancak Kızılelma gibi söylemlerin aklanmasına da hizmet etmemeli.Şöyle ki dünyada pek çok halk var.Aynı coğrafya da yaşadığımız bu halklardan bir üstünlüğümüz ya da onlardan bir gerliğimiz yoktur.Her ulusun tarihinde geniş alanlara yayılan imparatorluklarınında olabileceği gibi mütavazi ülkeler olarak da varolabilirler.Ancak şu bir gerçek ki her ulustan yoksullar ve emekçiler ezilip sömürülürken tabiyetine cinsine cibildiyetine bakılmıyor.Dünyada bir şey hakim olacaksa çalışanın üretenin, hakkıyla layık

Bülent Han   bulent240@hotmail.com
19/Aralik/2012 12:37:49
Dünya Emeğin Olmalı..Haymana Güzel Olmalı3

Gelelim Haymana kısmına, yazının bu bölümünün altına ben de imza atarım.Ancak tanıtımdan öte program ve projelere ihtiyaç var.Bu çok geniş bir yazı konusudur.İki temel nokta var.Termal suyun değerlendirilmesi ve turizm de ki hizmet kültürü anlayışımızın geliştirilmesi.Yerlere çöp atmamayı öğrenmekten başlayabiliriz.Saygılarımla...

Bülent Han   bulent20@hotmail.com
19/Aralik/2012 12:50:46
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
27-02-2026
Kenan KALAY
27-02-2026
Seyfullah YÜCEL
27-02-2026
Ramazan DOĞAN
06-03-2026
Umit KANCA
27-02-2026
Yavuz ÇİFÇİ